Deniz'e...
Nasıl da masum, nasıl “mis” kokulu bir bebektin doğduğunda…
Yeni doğan bebek kokusu,benim oğlumun kokusu İçine çek çek bitmez… Etkisi geçmez, sarhoş eder insanı… Mutluluk sarhoşu ettin beni hiç anlamadan… Zaman akıp gitti anlamadan senin yanında…
Herşey iyidir, hoştur da sürekli bir endişe hali taşırsın sırtında … İlk defa anneliği tatmış olmanın, koynuna sağlıklı bir bebeği almış olmanın mutluluğu az da olsa gölgeler bu endişe bulutu… “Taze anne”sindir artık… Hiç bilmediğin bir yolda; kaybolmamak pahasına yürür de yürürsün… Nereye gittiğini bilmeden dönemeçleri kaçırmamaya gayret edersin. Neyi, nasıl yapacağına dair hiçbir fikrin yoktur oysa… Tamamen içgüdülerine teslim edersin kendini…
Şanslıydım ben,ailemden; tecrübeli “anne”ler; yol gösterdiler bana… Işık tutmaya, aydınlatmaya çalıştılar yolumu. Oysa herkesin yolu farklıdır bu macerada. Her bebek, kendi kişiliği ile doğar ve her “anne” kendi yolunu çizer; düşe kalka…
Az biraz fikir edinsen de çevrenden… Hatta ve hatta “her kafadan bir ses çıksa” da bu süreçte… Ve her ne kadar bilsen de bu fikirlerin “senin iyiliğin için” verildiğini… Evdeki hesap çarşıya uymaz çoğu zaman… Sil baştan olur tecrübeler, doğrular, yanlışlar… Tümden “olmaz” olan davranışları “oldurur” kucağındaki bebeğin. Herkesin bildiği doğrulara kafa tutar o minicik elleriyle… Kendi doğrularını yazar o çakmak gözleriyle…
Her ağlayış bir “acaba?” dır benim için artık… Her susuş bir rahatlama, Hiç ağlamasın; “hep gülsün”dür benim bebeğim. Hiç hasta olmasın, hiç üzülmesin…
Oysa bilmezdim; büyüdükçe artacak endişelerim… Şaşırıyorum beynimde yazdığım komplo teorilerine; değme filmlere taş çıkartacak senaryolara…Ben tecrübelendiğimi zannederken hayat sınıyor beni… Bir yandan gurur öte yandan kaygı el ele eşlik ediyorlar bana bu harikulade “annelik” yolunda… Tüm zorluklarına rağmen her daim hayata şükürle bakıyorum; o (benim gözümde) hiç büyümeyen minik surat bana mutlulukla baktığında…
Yeni doğan bebek kokusu,benim oğlumun kokusu İçine çek çek bitmez… Etkisi geçmez, sarhoş eder insanı… Mutluluk sarhoşu ettin beni hiç anlamadan… Zaman akıp gitti anlamadan senin yanında…
Herşey iyidir, hoştur da sürekli bir endişe hali taşırsın sırtında … İlk defa anneliği tatmış olmanın, koynuna sağlıklı bir bebeği almış olmanın mutluluğu az da olsa gölgeler bu endişe bulutu… “Taze anne”sindir artık… Hiç bilmediğin bir yolda; kaybolmamak pahasına yürür de yürürsün… Nereye gittiğini bilmeden dönemeçleri kaçırmamaya gayret edersin. Neyi, nasıl yapacağına dair hiçbir fikrin yoktur oysa… Tamamen içgüdülerine teslim edersin kendini…
Şanslıydım ben,ailemden; tecrübeli “anne”ler; yol gösterdiler bana… Işık tutmaya, aydınlatmaya çalıştılar yolumu. Oysa herkesin yolu farklıdır bu macerada. Her bebek, kendi kişiliği ile doğar ve her “anne” kendi yolunu çizer; düşe kalka…
Az biraz fikir edinsen de çevrenden… Hatta ve hatta “her kafadan bir ses çıksa” da bu süreçte… Ve her ne kadar bilsen de bu fikirlerin “senin iyiliğin için” verildiğini… Evdeki hesap çarşıya uymaz çoğu zaman… Sil baştan olur tecrübeler, doğrular, yanlışlar… Tümden “olmaz” olan davranışları “oldurur” kucağındaki bebeğin. Herkesin bildiği doğrulara kafa tutar o minicik elleriyle… Kendi doğrularını yazar o çakmak gözleriyle…
Her ağlayış bir “acaba?” dır benim için artık… Her susuş bir rahatlama, Hiç ağlamasın; “hep gülsün”dür benim bebeğim. Hiç hasta olmasın, hiç üzülmesin…
Oysa bilmezdim; büyüdükçe artacak endişelerim… Şaşırıyorum beynimde yazdığım komplo teorilerine; değme filmlere taş çıkartacak senaryolara…Ben tecrübelendiğimi zannederken hayat sınıyor beni… Bir yandan gurur öte yandan kaygı el ele eşlik ediyorlar bana bu harikulade “annelik” yolunda… Tüm zorluklarına rağmen her daim hayata şükürle bakıyorum; o (benim gözümde) hiç büyümeyen minik surat bana mutlulukla baktığında…
Sihirli Oyun
Büyükşehir Belediye Tiyatrosunun "Sihirli Oyun" isimli oyununa Deniz'in arkadaşı Batu ile birlikte gittik.Oyun 30dk sürdü.Hiç konuşma olmayan ilginç bir oyundu.Deniz sıkılmadan izledi.Oyunda konuşma olmaması başlangıçta biraz rahatsız etti ama sonra baktım ki Deniz izliyor içim rahatladı.Benim oğlum büyümüş dedim.Oyun çıkışında Deniz Dolmuşta Batunun annesini bizim eve gelmesi için, benim annem her zaman musait lütfen bize gelin diye ikna etti.Güzel bir gün geçirdik.Anneler ve oğulları olarak.
Ben de anladım ki Denize göre ben her zaman musait anneyim.
Ben de anladım ki Denize göre ben her zaman musait anneyim.
Doğum Günümüz...
Okulda çok güzel doğumgünümüzü kutladık.Deniz her zamanki gibi Mira ile yan yana.Batu Deniz'e çok güzel bir oyun hediye etti.Çok teşekkür ederiz Batu'ya.Artık 5 yaş olduk.
Yazım Kılavuzu
Bu yazım Kılavuzunda ne var bilmiyorum ama Deniz'in çok fazla ilgisini çekiyor.Yazım kılavuzu okuyan bir tek ben Denizi gördüm. :)
Tuuuçe...
Hafta sonu Tuğce geldi.Deniz dört köşeydi.Tuğce doğum günü için Deniz'e bir valiz hediye getirmiş.Dayısı araba göndermiş.Tuğce çok güzel kitaplar almış.Ece hikaye kitapları almış.Funda Tyz ve Mehmet Amca puzzle almış.Deniz hediyeleri görünce deli oldu.Herkese hediyeler için çok teşekkür ederiz.
Bu kadar hediye gelince bizde küçük bir doğum günü kutlaması yaptık.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
