Yanlış ama yerinde anons...

Pazar akşamı tarihe MAL olmuş bir büyük (?) kulübün kendine yakışanı yaptığı bir akşamdı.
Bizim evde de önce bir şaşkınlık sonra da kahkahalar hakim oldu. fenerbahçe'nin Bursa'nın şampiyonluğunu kutlaması sonucunda, bu fair-play'i aykata alkışlamak gereği duyduk.

Fenerbahçe’nin şampiyon olup-olmamasına sevinmedim. Umurumda değil açıkcası...
Hatta sezon başında "bu sezon bir anadolu takımı şampiyon olacak. kim olsun istersin" diye sorsalar, en sona Bursa'yı koyardım herhalde. Ama hakederek kazanılmış bir şampiyonluğu kutlamak, Beşiktaşlılığın gereği olduğundan, Bursaspor'un şampiyonluğunu kutlarız.

UNUTMA & UNUTTURMA...
Futbol meraklılarını günlerce idare edecek malzeme çıktı bu gece. Acaba maçın sonunda Bursaspor maçının berabere bittiğine (ve dolayısıyla Fenerbahçe’nin şampiyon olduğuna) dair anonsu kim yaptı? Niye yaptı? Nasıl yaptı? Falan filan…
Her kim, ne için yaptı bilmiyorum ama çok iyi yaptı.
Maç bittikten sonra Kadıköy’deki görüntüler hiç iç açıcı değildi. Fenerbahçeli taraftarlar vandalizmin sözlük anlamını yerine getirerek önlerine çıkan her şeye saldırıyorlardı.
Bir ara ,sarı lacivert forma giymiş birisi yoldaki trafik levhasını tekmeliyordu.
Ne istediyse vatandaşın levhasından…
Her kim yaptıysa o gerçek dışı anonsu, iyi ki yaptı.
Öbür türlü, zaten zıvanadan çıkıp sokaktaki trafik levhasına girişen tekmeleyen vandal taraftar aynı şiddeti sahada gösterebilirdi.
Gözü dönüp hakemlere, futbolculara saldırabilirdi.
Kendilerini büyük gören Fenerbahçe taraftarını izledik pazar gecesi...

SÖZÜN ÖZÜ: " Bu sene de tek eğlence, yine EBLEH fenerbahçe..."

Edirne

Sürekli Edirneye gitme planları yapıp bir türlü gidemiyorduk.Bu hafta aniden haydi gidelim cumartesi dedik.Cumartesi sabah 8 de Edirne yollarındaydık.

İlk durağımız Selimiye Camiiydi.Cami muhteşemdi.Tek sıkıntı caminin içinin ayak kokmasıydı.Bu konuda Kültür bakanlığına ve Diyanet işlerine hemen maillerimi attım.Böyle güzel bir eserde koku olmaması için çözüm bulmak gerekiyor.



Edirneye gitmişken Edirnenin nefis ciğerinden de yedik.Mis gibi kokan Selimiye Arasta çarşısından meyve sabunlarımı aldık.Meriç ırmağının kenarında çaylarımız içtikten sonra gece 23:30 civarında evimize geldik.


Edirne için Kültür Bakanlığının sitesinde Karaağaçı görmeden gitmeyin yazıyordu.Biz de bu kadar geldik Karaağaça da gidelim diye konuşurken Şeçkin yoldaki 2 kişiye Karaağaça nasıl gidebiliriz diye sordu.Burası Karaağaç dediler.Biz tabi koptuk.
Edirneyi beğendik.Çok yeşil ve temiz bir şehir.Özellikle Meriç kenarında oturmak insanın tüm yorgunluğunu alıyor.
Ertesi gün Denize, oğlum biz nereye gittik dedim.Edirne camisine dedi.Peki camiyi kim yaptı diye sordum.Sinannnn.dedi.Gezelim,görelim,öğrenelim...

Balıkesir Yemin Töreni

7 Mayıs sabahı erkenden Balıkesir yollarındaydık.Balıkesire varır varmaz Tuğceyi otagardan aldık ve Askeriyeye gittik.Dayımızın bize daha önceden söylediği yere oturduk.Askerler gelmeye başladı.Yaklaşık 2000 asker.Hepsi uzaktan birbirine benziyor.O anda bir tuaf oluduk.Annemle ben başladık ağlamaya.İnsan kardeşini görmek istiyor ama hayatta secilcek gibi değil.Emin'in biraz sonra önümüzden yürüyecekler merak etmeyin görcez demesiyle kendimize geldik.


Yemin töreni bittikten sonra askerler direk kıyafet değiştirmeye gittiler.Dayımız asker kıyafetli sadece önümüzden geçerken 15-20sn görebildik.Dayımız yanımıza gelince yaklaşık olarak 5-6 kilo vermiş olduğunu gördük.Deniz ilk önce daysını tanıyamadı.Yanmış ve kısa saçlı görünce hayır dayım değil falan dedi.Sonradan dayısı olduğuna inandı.

Bu da Deniz'in asker yürüyüşü.Şimdi dayın nerde oğlum diye sorunca.Dayı askerde rap-rap yürüyor diyor.

Balıkesir'in içinde çok güzel bir park var.Parkın girişinede uçak maketi koymuşlar.Deniz uçağı görünce deli oldu.


Emin burda kendi askerlik günlerini hatırlayıp taa 9 yıl önceye gitti.

Anneler Günü...



Hayatta her iş zordur ama galiba en zoru annelik. Çocukları için ömür boyu süren kalp çarpıntısı.. Hem karşılıkısz , çıkarsız çok sevmek, hem hatalarıyla kusurlarıyla evlatlarını kabul edebilmek ve tüm her şeye rağmen onlardan vazgeçmemek bir tek annelerin işidir. O yüzdendir ki ağlarsa onlar ağlar gerisi yalan ağlar.Canım annem başta olmak tüm annelerin anneler gününü kutlarım.
Bu yılki anneler gününde biz, Balıkesir de asker olan kardeşim Saygın'ın yemin törenine gittik.Hem canım annemle, hem de canım oğlumla birlikte güzel bir anneler günü geçirdik.Gün sonunda Saygın'dan ayrılırken yine ağladık.Asker beklemek çok farklı bir psikolojiymiş.17 eylül hemen gelsin ve Saygın eve dönsün...